Blog başlığındaki "+40" UYARISINI GÖRDÜNÜZ MÜ?

Ey Türk Milleti!
Birinci vazifen seni İslamcılık ve Türkçülükle benliğinden koparan, Araplaştıran din, devlet, ticarette sana yer vermeyen, seni küçük dereceli askeri görevlere vererek ölüme süren, sana hocalık, başbuğluk eden hainlere giydirdiğin tacı geri almaktır. Bunu yapabilmen için seni uyandıracak her türlü bilgi ve belge mevcuttur. Ya özgürlüğünü kazan ya da öl. Kölelikle atalarının kemiklerini sızlatma. Arap Rumların ırkçı kinci ensest sapık dinlerinden çık. Kurtuluşun başlangıcı burasıdır. Aklen kurtulmadıkça saltanatın da olsa kölesindir unutma. Sen özgür birey olmadıkça kardeşliğin önemi yoktur. Devletin her yüksek kademesine göz dik yerini al. Tırsma. Çabala, savaş ve kazan! Birlikte yaşadığın kavimlerle kardeşlik o zaman daha güzel olacaktır. Alaeddin Yavuz

Tarih boyunca atalarımız günümüzdeki kadar, her türlü bilgiye ulaşabilecek böyle bir çağ yaşamadılar.

Bizler tümünden şanslıyız. Buna dayanarak, blog içerikleri binlerce yıldır doğru bilinenleri sorgulamaktadır.

Tedbir olarak yanınızda sağlık ekibi bulundurunuz veya çıkınız! +40 :))

İster bu bloğda, ister okulda, camide veya başka yerde hiçbir yazılanı, öğretileni “sorgulamadan, araştırmadan” doğru kabul etmeyiniz!

Blog yazılarının telif hakları-copyright © “adilyargic; adilyargicc; keykubat.blogspot.com ve keykubat.blogcu.com” rumuzlarıyla yazan Alaeddin Yavuz’a aittir.


Vatan-Millet davası,hiçbir kurum veya kuruluşa havale edilemez, milletçe sahiplenilmedikçe hiç bir dava milli değildir.
Davasına sahip çıkmayan halk da millet değil sürüdür. Adilyargıç/Keykubat.

Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın.

Hala okumak istiyorsanız buyurunuz.

Saygılar, sevgiler!

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

28 Şubat 2021 Pazar

DEVLET ERİDİ BİTTİ

DEVLET GÜNDEN GÜNE ERİYOR,

80 MİLYON, ÇEKİRDEK, AY ÇİÇEĞİ YİYEREK İZLİYOR.


1990'LARDAN BERİ SAVUNDUM, 2004'LERDEN BERİ YAZIP UYARDIM.

ORTADA DEVLET, MİLLET YOKMUŞ.

VEYA ÜLKENİN EN SALAĞI BENMİŞİM.

SIKINTI YOK, 5 YILDA EŞİTLENECEĞİZ.

Alaeddin Yavuz

BIRAKIN KOMÜNİSTLER DE IKTİDARA GELSİNLER

 BIRAKIN GELSİNLER!


Roma Jül Sezar dönemi; Biz gidersek Sasaniler gelir. 

Sasaniler, M.S.250'de peygamber Mani ile köleliği kaldırmış, devletin her evlenen çifte bakacağı kadar arazi, büyük, küçük baş ve kümes hayvanları vermesini, et, süt, yumurta gibi hayvan ve hayvan ürünlerinin yenilmesini, insan ve hayvan kurban edilmesini yasaklamış, bu dini her milletin geleneğine göre, kendi dilinde yazılmış 7 kitapla bildirmişti. 

Bu kitaplar, Araplara ve başka milletlere de şimdiki Kuran alfabesi dediğimiz Aramı KUFE alfabesi ile yazılmıştı. Mecusilik dini, Süryani Hristiyanlığına İran yorumuydu. 


Roma imparatorluğu bundan 75 yıl sonra 324'de Hıristiyanlığı benimseyecekti.

Artakzerkses peygamber Mani'yi "savaşlar da kaldırılsın(MECUSİLİK ve Dinlere Yansıması nlog arşivine bakınız)" şeklinde fazla ütopik istekte bulunması yüzünden recm ettirerek öldürdükten, Pers ırkçılığı yapan Zetdüştlüğü geri getirdikten 300 yıl sonra Sasaniler yıkıldı.

Ibni Hişam El Kalbi, düzenlediği Ibni İshak'ın Siret-ül Resülullah-Peygamberin Hayatı kitabında, Salmani Farsi'nin peygamberle " Farsların da Arap sayılması karşılığında İran Hristiyanlarının kendisini destekleyeceğini bildirmiş, peygamber de kabul etmiştir. 
Pers-Roma düşmanlığının Pers kini bu anlaşmadan habersiz Türklerin Yecüc-Mecüc lanetli cin şeytan soyu olarak tanımlanıp, Tevrat, İncil, Kuran Kehf Süresine geçmesine ve İslam ordularının Perslerin ihbarları, Türklerin zayıf yönlerini Araplara bildirmesi ile Türk soykırımına neden olmuştur. Persler, binlerce yıllık yoldaşlarını satmıştır.
Türk soykırımlarına neden olmuşlardır.

Özgürlüğü tadan köleliğe dönmez. İnsanlar da Mecusiliğe bağlı kalıp Pers ırkçılığına karşı çıkmıştır. Salman-ı Farsi örneği canlı bir örnek teşkil etmektedir.

Marks bile Sosyalizmi bu geleneğe bağlı kitaplardan yazmıştır.

Hristiyanlık-İSLAM dönemi; Biz gidersek Müslümanlar gelir.

Yavuz sonrası Osmanlı; Biz gidersek Kızılbaşlar gelir.

19.yy Osmanlı; Biz gidersek İttihatçılar gelir. Sonunda geldiler ve köleliği kaldırdılar eşitliği insanlığı, dinlere de özgürlük getirdiler.

Menderes ve sonrası dönemi; Biz gidersek Komünistler gelir.

1980 sonrası; Biz gidersek komünist Pkklılar gelir.

Hâlâ aynı terane.

2000 yıldır devleti yobazlar yönetiyor, sonuç savaşlar, insan kıyımı, sefalet, kölelik.

Rusya, Çin dünyanın en güçlü en zengin toplumları arasında ilk 5 teler. Türkiye nerede?

Komünistlerin ve sömürgeci Hıristiyanların ardına takılmış gelecek arıyor.

Sefalet, yokluk, terör, her gün şehit cenazeleri.

Binlerce yıldır çok dindarız, tapınaklarda ibadet ediyoruz ama sefiliz, açız, işsiziz, gençler gelecek göremediği için yurt dışına kaçan kaçıyor, kalan ya şehit ya gazi ya da sefil niyazi.

BIRAKIN da bir kere Komünistler gelsin!

BIRAKIN Komünistler gelsin bakalım ne olacak?

Saygıyla

Alaeddin Yavuz


HDPKK KAPATMA TİYATROSU

 HDP KAPATMA TİYATROSU.

Hiç bir devlet, kendisini yıkmak, bölmek isteyen askeri terör ve bu terörü savunacak siyasal oluşumlara izin vermez. Veriyorsa, o devleti yönetenler o devletin düşmanları eline geçmiş demektir.

10 Kasım 1938 sonrası devleti yönetenlerin hepsi Osmanlıya ve Atatürk cumhuriyetine ayrılmak için isyan etmiş isyancıların soylarından oluşur. 


Hepsi 1916'da Kafkasya Rus Çarlık orduları baş komutanı, Rus Çarının oğlu Nikolay Nikolaviç'e " gelin buraları işgal edin, bize Ermenistan, Pontus, Kürdistan kurun" diye ortak yazdıkları dilekçeyi Bitlis Yezidi Ermenisi Saidi Kürdi eliyle Gürcistan Tiflis'e dilekçeyi göndermişlerdir. Bölge, 1917 Ekim Devrimi isyanına kadar Rus idaresinde kalmıştır. 



Çarlık ordusunun çekilmesiyle doğan boşluğu İngiltere Batum'a ordu çıkartarak Doğu Karadeniz bölgesinde Pontus Cumhuriyeti, Güney Doğu Anadoluda İslam Kürdistan'ı kurma faaliyetlerini hızlandırmıştır. 

Buna ABD bir donanma göndererek aynı coğrafyada Batı Ermenistan kurmak istemiştir. Atatürk ve arkadaşlarının ABD, İngiltere ve diğer galip devletlerin büyük elçilerini iknaları ile, 1921'de Lenin'in Gürcistan'ı işgal ederek İngilizleri çıkarması, Kuvayı Milliye ordusunun aynı yıl Ermenileri bozguna uğratması bu projeyi atıl kılmıştır.

Öyle ki Yunan işgal ordusu Ankara Polatlı'ya dayanmış, TBMM Kayseri'ye mi çekilelim, tartışması yapıyor, aynı anda Dersim Koçgiri ve paralel olarak Pontus isyanları çıkmıştır.

1925 Şeyh Sait isyanına Rize Potamya Şapka Kanunu isyanı kılıfı ile destek vermiş, bu iç Anadolu'da 50 kadar benzer kalkışmaya ulaşmıştır.

Bu gün TBMM ve devleti Rize Potamya'lı ( Güneysu) RTE ve Dersimli Seyit Rıza isyancılarından gelen Kemal Kılıçdaroğlu ortak idare etmektedir. 

1943 Kahire toplantısında davet edilen Bitlis'li İsmet İnönü'ye İngiltere başbakanı Churchil, "-Mustafa da öldü artık şu Kürdistan'ı kur" önerisi yapmış,  cevaben İsmet paşa da "-Kürtler feodal ve eğitimsizler, kurulacak devleti yaşatmaları için ez az 80 yıl Türklerle birlikte yaşamak zorundadırlar" diyerek bir erteleme onayı istemiştir.

1960 sonrası ortaya çıkan sol hareketler başlangıçta ulusalcı bir çizgi izlemişlerse de 1967'de bu birlik yıkılmış, "Türkler emperyalisttir,  onlardan solcu olmaz" diyen etnik Kürt solu öne çıkarılmış, Chp ve diğer partilerde yuvalanmışlardır. 

Ölen Saidi Kürdi'nin Nurculuk hareketi de Işıkçı devşirme Gregoryen+İslam harmanını savunan Fetö' ye teslim edilmiş, MHP de buna ortak edilmiştir.

Bu Amerikancı bölücü harekete karşı çıkan İsmet İnönü 1971'de partisinden koparılıp yerini Bülent Ecevit'e terk etmiş bunu da Kıbrıs ve sağ-sol terör olayları takip etmiştir.

12 Eylül 1980'de ABD memuru kripto Ermeni Kenan Evren cuntası döneminde Tunceli Çemişkezek asıllı Turgut Özal hükümeti, ABD,AB ve Derin NATO işbirliğinde 1984'de Sol ideoloji ağırlıklı Kürt, Ermeni, Süryani, Yezidi-Rum-Yahudi etnik milliyetçiliklerinin KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ şemsiyesi altında kurulan PKK, 1987'de ASALA önderinin Orly Havaalanı baskını nedeniyle Fransız ajanlarca Yunanistan Atina'da pavyondan çıkarken makinalı tüfekle taranarak öldürülmesini takiben ASALA Pkk ile birleşmiştir.

Aradan geçen 37 yılda örgüt bitirilememiş aksine gücünün zirvesine erişmiştir. 

Siyasî kolu olan HEP Erdal İnönünün Sodep partisinden 21 vekil verilerek 1991'de bölünme ile TBMM'ye sokulmuştur. Bu hareket kendisini ERMENİ TAŞNAK ÖRGÜTÜNÜN DEVAMI olarak aynı tarihlerde nitelemiştir.(Kaynaklar: Sola Açılan Haçlı Seferi ve Cumhuriyet Tarihimiz; Pkk Tarihi Başından Bu Güne" keykubat blogspot com arşivi)

Bu güne kadar da defalarca kapatılıp açılmış ve AKP hükümetleri  döneminde zirve yapmıştır.

Bunun yanında 10 kadar Sol, Sağ ideolojilerde ırkçı Kürtçü partiler de siyasal arenada yerlerini almışlardır.

Gündemde HDP'nin kapatılması var. 

03 Kasım 2002'de RTE'nin AKP partisi devleti SIFIR TERÖR ile teslim almış, 'Kürt sorunu benim sorunumdur, açılım süreci başlatıyorum' demiş, orduyu kışlaya, polisi karakola tıkmış, meydanı terör örgütüne teslim etmiş, Irak ve Suriyede iki Kürdistan kurmuştur. 



2015 yılında HEP/HDP 80 milletvekiline ulaşmıştır.


Bu gün 29 HDP milletvekili hakkında terörle bağlantılı oldukları gerekçesiyle TBMM Başkanlığına dilekçe verilmiştir. Sanki şimdiye kadar değillerdi.

Hep kapatılırsa sorun çözülecek mi? Hayır, bu ihtimale karşın kurulmuş Sol Kürtçü Partilere bakalım.






 
 Pekiyi, HDP kapatılarak ne yapılmak isteniliyor?
Bunların seçmeni Akp'ye mi oy verecek?
Böyle bir proje gündeme çoktan düşmüş bile.
İşte AKP ile birleşecek, biri yeni kurulacak Kürtçü Partilerin listesi hazır.




Ayrıca HDP ile Akp'nin Özerk Kürdistan konusunda anlaştıkları için oyların AKP VE CUMHUR İTTİFAKINA akması kararlaştırılmış, kapatma davası da sadece bir tiyatroymuş.
Böyle olursa 16 yıldır AKP'nin görevi devleti tasfiye etmektir tespitime bir adım daha yaklaşmış olacağız.
Sessizce devlet parçalanıp gidecek. Herkes sinema gibi bir şey yapmadan, mısır, çekirdek yiyerek izleyecek.
Aşağıda HDP kapatma tiyatrosu hakkında araştırmacı tarihçi Cengiz Özakıncı'nın bir tweeti.
Tespit benden takdir, tedbir  milletten.

Alaeddin Yavuz  

24 Şubat 2021 Çarşamba

BÜTÜN HALKIMIZA ÇAĞRIMDIR

 BÜTÜN HALKIMIZA ÇAĞRIMDIR!


Uyanın!

Anayasamıza büyük önderimiz, devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk;

TÜRKİYE CUMHURİYETİ SOSYAL LAİK DEVLETTİR yazmış.

Bu ne demektir?

Sosyal Devlet, her vatandaşına aş, iş, barınak sağlayan devlettir. Avrupalıların işsizleri işsiz maaşları ile dünya turu yapıyor. Bizim çalışanlarımız onlardan 10 kat az maaş alıyor. Bu adaletsizlik kalkmalıdır.

Lâik devlet nedir?

Kimse inançlarından dolayı hiç bir ayrımcılığa tabii tutulamaz. Yani, Sen Alevisin, Sen Yezidisin, Sen Gayrimüslümsin, Sen Türk'sün, Kürtsün diye kimse seni sefalete mahkûm edemez.

Kimse, siz sokaklarda açlıktan, soğuktan donarken altın SARAYLARDA yaşayamaz.

Çıkın haykırın!

Hakkınızı isteyiniz.

Takdir sizindir.

Alaeddin Yavuz


21 Şubat 2021 Pazar

DEVLET NEDEN KİŞİNİN ÇIPLAK ÜST ARAMASINA İZİN VERIR.

 KADIN VE ERKEĞE ÇIPLAK ARAMA NEDEN YAPILIR?

Bu yazı, bütün dünyada uygulanan bir güvenlik önlemini tanıtmak amaçlıdır.


Ülkemizde de Avrupa, Abd'de de ülkeye girişlerde pasaport kontrollerinde mecburen geçtiğimiz X Ray cihazları,istediğiniz kadar çarşaf, peçe, burka giyerek örtünseniz de artık görevli memura bizi çıplak hatta iç organlarımıza kadar gösteren teknoloji ile yenilenmiştir. Çıplak aramanın son teknolojik hali budur.
Bazı sivil toplum örgütleri bunu insani olmadığı için uygulamadan kaldırılsın diye kampanya yürütmüşlerse de devletler bunlara itibar etmemiştir.
Bu uygulama sadece ülkeye girişlerde değil, hassas kurumlara giriş çıkışlarda, altın, elmas madenlerinde çalışanlara dahi yapılmaktadır. Hoş olmasa da, aşağılayıcı olsa da hiç bir devlet, kurum veya kuruluş bundan vazgeçmemektedir.

Diyeceksiniz ki; Adalet, insanlık onuru nerede?


Ama şu da var. Bir çok suçlu, suç örgütleri taşıyıcı olarak seçilen kuryenin vücuduna ameliyatla yasak nesneleri koydukları gibi, suçlular da boşaltım organlarına suç unsuru olan bazı nesneleri sokarak taşıyıcılık yapmaktadırlar.

Bu gün muhalefet medyası, cezaevlerinde çıplak aramayı gündemde tutuyorlar. Kendileri iktidar olasalar bile bu uygulamayı kaldırmayı düşünmezler.

Bir polis olarak ben de çıplak arama yaptırdım ve inanın, kadının vajinasından, erkeğin anüsünden UYUŞTURUCU, para, çakı v.b. çıkmıştır. Kadının üst veya çıplak araması kadı memurlara yaptırılır.

Bunu, 1996 yılbaşında Kadıköy Acıbadem'de yılbaşı gecesi devriye gezerken, ev ev motosikletle gezen bir zenciyi uyuşturucu kuryesi olabileceği şüphesi ile takip edip karakola getirdiğimde yetkililerden izin alarak yaptırdım. 

Üstünden, motosikletten bir şey çıkmadı. Grup amirime ince arama yapalım dedim. O da nöbetçi savcıyı gecenin 04:00ü gibi aradı. Savcı ikna oldu, "arayın" dedi.

Aradık, mabadına 500 ABD doları uyuşturucu parasını naylona sarıp sokmuş. 

Parayı bulunca itiraf etti. Şahit olduğum hiç bir arama boş çıkmadı. 

Herkese de bunu yapmayız. Çok önemli suç veya şüphe olması gerekir ve suçluyu da korumak için de yapılır.

Bu arama tutuklanan kişinin boşaltım organlarına sakladığı çakı, jilet gibi kesiciler ile kendine zarar vermemesi, suç sayılan yolla elde ettiği geliri, suç delillerini de devletin belgelemesi amaçlıdır. 

İnsan onuru dersek devlet iç ve dış ajanlara, suçlulara yenilmiş olur.

Dişi arasına, anüsüne 1cmlik jilet koymuş, nezarette intihar etmiş insan gördük. 

Ayakkabı bağı ile kendini boğan oldu. Biz sadece şüpheli olarak almışız, ama kişi suçlarını bildiği için intiharı seçebiliyor. 

GBT yani Genel Bilgi Toplama o zaman bilgisayar yok tabi İstanbul Asayiş, TEM... şubelerinde kayıt araştırması ile yapılır, haftalar alırdı. Pendik'ten Mecidiyeköy, Esentepe Polis Laboratuvarı, Sirkeci Asayiş Şubeye, 20 kişiyi kelepçeleyip, Pendik köprüsünde yolcu indiren şehirler arası otobüslere yalvararak GBT araştırmasına götürürdük. Yolcular haklı olarak şikayet ederdi ama polis karakolunun minibüsü, polisin kelepçesi, el feneri, telsizi bile yoktu. Bir polis 20 suçluyu götürüp getirirdi. Biri kaçarsa polis ihraç edilir ekmeğinden olurdu. Bunlar polisin değil devleti yöneten siyasilerin günahlarıydı.

Benim hiç bir nöbetimde intihar yaşanmadı, ama yaşanan karakolları biliyoruz ve bu yolla bir çok suç deliline ulaştık.

Plâstik hap tüplerine veya ameliyatla karnına yerleştirilmiş uyuşturucuları taşıyan on binlerce insan var. Lucy diye bir film buna çok güzel örnektir.

İnsanlık dışı da olsa güvenlik açısından yapılması gerekli bir eylemdir.

Sosyalist, komünist, demokratik, şeriatçı, faşist, diktatörlük, krallık her devlet bunu yapar.

Büyük devletler, sömürge devletlerde ajanları, terör örgütleri kuryeleri rahat etsin, her yere suç sayılan nesneleri rahatça soksun  diye, kamuoyunun bilinçsizliğinden istifade ederek tepki yaratmak için algı operasyonları düzenlerler.

Bu RTE ve Akp'ye destek vermem olarak algılanmasın. Muhalefetin böyle sonuçsuz kalacak gündemler yaratmak yerine, sarayın tek adam yönetiminin sona erdirilmesi için kamu oyunu kazanmakla meşgul olması gerekir.
Her devlet buna izin verir. Yoksa yaşayamaz.

Ajanlık ince iştir. Suçlular da her toplumun bir gerçeğidir. Suç ve suçluyla mücadele yöntemlerinden biri de bu çıplak aramadır.

Polislik dilinde bu aramaya da İNCE ARAMA denilir. Cinsel taciz amaçlı değildir. Bu amaçla yapan memur varsa şerefsizdir. Ama bu kanıtlanmalıdır. 

İnce aramada delil bulunmuş ise sanığın iddiaları boştur. Ama bir şey yok ise o memurlar işlerini kaybedebilirler. Tecavüz v.s varsa, kadını erkek aramışsa bile cinsel istifade amacıyla yapıldığı kanıtlanmış ise böyleleri devlete hizmet edemez, cezalarını devlet vermelidir. 

Muhalefet çıplak aramayı değil, bunun amaç dışı uygulanmasını işleyebilir, böyle sonuçsuz kalacak gündemler yaratmak yerine halkı arkasına alacak daha etkili gündemler oluşturması kendilerinin ve halkımızın yararına olacaktır.

Takdir sizindir.

Alaeddin Yavuz

20 Şubat 2021 Cumartesi

PİTON DERİSİNE YAZILMIŞ ŞATANİST BABİL TALMUDU ELE GEÇİRİLDİ

  DAHA ÖNCE DE RULO KİTAP ŞEKLİNDE YAZILMIŞINI BİLECİK POLİSİ ELE GEÇİRMİŞTİ.

Gaziantep'te ele geçirildi! Orta Çağ'a ait ve 340 santimetre uzunluğunda...

Gaziantep'te üzerinde İbranice yazıların ve ve şeytan figürlerinin bulunduğu tarihi eser niteliğinde piton yılanı derisi ele geçirildi. Tarihi eser niteliğindeki piton yılanı derisini satmaya çalışan iki kişi suçüstü yakalandı.
AA 
Son Güncelleme: 20.02.2021 - 10:37

Gaziantep'te ele geçirildi! Orta Çağ'a ait ve 340 santimetre uzunluğunda...

Gaziantep'te üzerinde İbranice yazıların ve ve şeytan figürlerinin bulunduğu tarihi eser niteliğinde piton yılanı derisi ele geçirildi. Tarihi eser niteliğindeki piton yılanı derisini satmaya çalışan iki kişi suçüstü yakalandı.

Gaziantep'te tarihi eser niteliğinde olduğu değerlendirilen ve üzerinde İbranice yazılar ve şeytan figürlerinin yer aldığı yılan derisini satmaya çalışan iki şüpheli suçüstü yakalandı.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri yaptıkları istihbarat çalışması sonucunda M.K. ve M.E'nin elinde bazı tarihi eserlerin olduğu ve bunları satmaya çalıştığı bilgisi üzerine harekete geçti.

Şehitkamil ilçesi Bilek Mahallesi'nde bir bağ evine operasyon düzenleyen ekipler M.K. ve M.E'yi müşteri beklerken suç üstü yakaladı.







ARAP ALFABESİNİ M.Ö.II. YY.DA IRAK KUFE SABİLERİNİN AY TANRISI SİN'İN YILAN ŞEKİLLERİNDEN ÜRETTİKLERİNİ, KURANDAN ÖNCE TEVRAT VE İNCİLLER İRAN İRAN DÜZENLEMESİ HRİSTİYANLIK OLAN MECUSİLİĞİN YEDİ KİTABININ DA BU ALFABE İLE YAZILDIĞININ BİLİNDİĞİNİ YAZDIĞIMI TEKRAR EDİYORUM.

ÜSTTEKİ YILANA BİR DE AŞAĞIDA VERDİĞİM RESİMLİ ALFABELERE BAKINIZ.

















ŞİMDİ DE BİLECİK POLİSİNİN KAÇAKÇILARDAN ELE GEÇİRDİĞİ BABİL TALMUD KİTABI RESİMLERİ;




































GAZİANTEP POLİSi TEKE ŞEYTAN AZAZEL'E İBADET EDEN YAHUDİLERCE PİTON YILANI ÜZERİNE RESİMLENMİŞ YAZILMIŞ İBRANİCE BABİL TALMUDU BULDU. ARAP ALFABESİ İŞTE BU YILANIN ŞEKİLLERİNDEN TÜRETİLDİĞİ İÇİN KUTSALLIĞINI SAVUNANLAR YAHUDİLERDİR. KURANDA BÖYLE İBARE YOK. 

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/gaziantepte-ele-gecirildi-orta-caga-ait-ve-340-santimetre-uzunlugunda-41745034

14 Şubat 2021 Pazar

KENDİME VERDİĞİM GÖREV BİTMİŞTİR.

  NİYE YAZDIM?

1984 Yılında başladığım İstanbul Emniyet Müdürlüğü Turizm polisi şube müdürlüğünde yabancı devlet başkanları, cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar, daire genel müdürlerinden, akademisyen, tv, gazete araştırmacıları, ataştırmacı yazarlar, entelektüel turistler, her kim varsa bana ülkemiz hakkında tespitler yaptılar.

Hepsinin doğru çıkacağı belliydi, belli de oldu.

Bu konuda devlet, siyaset, millet varsa uyarmak için yazdım.

Ortak uyarıları;

Siz Demokrasi, eşitlik, özgürlük için savaşmadınız. Bu hakları sizden çıkan bir dahi Mustafa Kemal Atatürk size verdi. Siz demokrasiyi, tarımda 7. ülke olmayı, sanayileşmeyi hak etmiyorsunuz. Bunu 2000'li yıllarda elinizden alacağız. Çünkü bunları da biz verdik...." dedikten sonra; "Hepsini geri alacağuz6, sizi İrandan beter edeceğiz. Biz, sizin Atatürk'ünüzü öldürttük, gerisi tüm devlet adamlarınız, Osmanlının yaptığı gibi bizim memurlarımızdı. Memurlarımız sizi yok edecektir. Şimdi Akp'nin hazırladığı KURULUŞ ANAYASASI da budur.

Ben;

Atatürk sonrası tüm devlet adamlarımızın, hükümetlerin, muhalefetlerin ABD-İNGİLTERE+AB tarafından tayin edildiklerini, 1923'ün 100. yılında devletimizin tasfiye edileceğini bildirmek için yazdım. Şartlar gereği fazlasını da derleme, çeviri olarak yazıp yorumladım. Görevim bitmiştir. 

BİR MİLLET aldatılabilir ama uyarılınca aldanmayı seçiyorsa salla gitsin, hayatına bak...

Bir bok olmaz çünkü.

Özgürlük ile köleliğin farkını bilmeyen bir dindar şeriat isteyebilir.

Ama, ŞERİAT gelince, Atatürk cumhuriyetinde borcundan dolayı hapis yatan biri, şeriat düzeninde KÖLELİĞE mahkûm edilir.

KÖLELİĞİN İLK ŞARTI;

Babaya karısı ve çocukları önünde zorla tecavüz edilir, ikna olmadıysa mankurt edilinceye kadar işkence edilir. Sonra babanın gözü önünde karısına, kızına, oğluna tecavüz edilir aynı işkenceler kabul edilinceye kadar sürer.

Bu borçtan, ağır suçtan, iktidarın tayin edeceği suçtan olabilir.

19.yy. Suriye Şam Köle pazarı
İstanbul Sultanahmet, Yenicami önünde de her il ve ilçede bu pazarlar vardı. Cumhutiyet, KÖLE İLE ATATÜRK'Ü EŞİT VATANDAŞ yaptı. Cumhuriyet öncesi köleler, ahırda hayvanlarla yaşardı.


Hâlâ ŞERİAT istiyor musunuz?

Saygılar.

Alaeddin Yavuz​​ 

2 Şubat 2021 Salı

NATO'YA NASIL GİRDİK?

NATO'YA NASIL GİRDİK?

Yazılarımdan aklımda kalan bilgilere göre kısa özet;










NATO'ya Girmeme Şansımız Yoktu.

Seçme şansımız da, sanayi, ekonomik, kültürel alt yapımız da yoktu.

Türkiye Cumhuriyeti 1923'de Sscb+İngiltere ortak idaresinde kuruldu. 1924'de Lenin, 1938de Atatürk ,iki Türk önder zehirlenerek öldürüldüler.

Evliya Çelrbi'nin Tiflis anılarında yazdığı, "Moskof milletinin Çarlarının nesli tükenince gelirler, Tiflis kilisesinden bir rahip alıp götürüp Çar yaparlar" şeklindeki tespiti 250 yıl kadar sonra Türkleri sevmeyen, ablası Tiflis Episkoposluğunda rahibe, kendisi de burada papaz okulu mezunu bir rahip olarak yetişmiş, sonradan solcu olmuş, devrime katılmış Gürcü Nasyonal Sosyalist Rus Çarı Josef Stalin, Türkiye'nin İngiliz idare bölgesine bırakılmasında sakınca görmedi.

Bu yüzden Atatürk-Stalin kavgaları tarihe geçti.

Atatürk, 1924 sonrası Osmanlıdan çıkan ülkelerde bağımsızlık hareketlerini gizlice destekledi.

İngiltere, ABD bunu hiç sevmedi. Proje ortağı, İzmir Amerikan koleji mezunu İsmet İnönü, İzmir'in işgalinde Osmanlı orduları baş komutanı olan Fevzi Çakmak'ın yaveriydi. 

Ama onunla Anadoluya gelmemişti. Sonradan katıldığında akıcı İngilizcesi ve monarşi karşıtı, sol ağırlıklı düşüncede olması yüzünden Atatürk'ün düşüncelerini İngiliz ve Abd büyük elçilerine kabul ettirmek için kullandığı, Bitlis'li Süryani bir Ermeni bir subayımızdı. İki ülke ile bağları, 1925 Şeyh Sait ve Şapka Kanunu isyanları adı altında saklanan kripto Rum isyanları ile son 1936-38 Dersim Seyit Rıza isyanlarında parmağı olduğunu tespit eden Atatürk onu Büyükada'ya sürgün etmişti. 

Ermeni evlatlık Sabiha Gökçen de Atatürk'ün zehirlenmesinin etkileri sonucu sağlık durumundaki gelişmeleri adaya bildiren bir ajandı. 10 Kasım 1938'de, Atatürk uyutulunca İsmet darbe yapmış, TBMMyi kuşatıp iktidarı ele geçirmişti. 12 Mayıs 1939'da 6,5 ay sonra İngiltere-Türkiye Kredi anlaşmasını imzaladı. 900 yıllık Kutsal İttifak yasaları gereğince diğer Hristiyan Avrupa devletleri ve Abd ile bu anlaşmalar tekrar edildi. İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak, "devleti İngilize teslim et rahat et" siyasetini benimsemişlerdi.

1947'de NATO emrini İsmet paşa 1943 Kahire toplantısında Churchil'den almıştı. Bu emirler gereği Sünni Şeri Türkiye devleti adımlarını 1946'da Cemal Kutay'a yeni tarih ve din yazdırarak atmıştı. Libya'dan Babil Talmudu Yahudisi Ticani tarikatını onun getirdiği yazılır.

1943'de Stalin Almanları yenince Sscb korkusundan kurduğu Köy Enstitülerini kapatmıştı.İngiliz gitmiş, Amerika patronu gelmişti.

Üstelik, 1948'de Yunanistan SSCB'ye bağlı sosyalist Yınan devrimini nerdeyse tamamladıklarında İngiltere-Amerika ortak orduları operasyonla Yunanistan'ı işgal etmiş, devrimcileri esir asker olarak Kore'ye götürüp makineli tüfeklere kıydırmıştı. SSCB de ses etmemişti. Bunun da verdiği korku bizi NATO Köle ülkesi yapmıştı.

İsmet paşa ömründe hiç savaş yönetmemiş, çetecilik, yaverlik gibi alt görevlerde çalıştığından Atatürk gibi meydan okuyacak bilgi ve tecrübeden de, öyle bir yürekten de yoksundu. Ama kurtarılmış ülkede hak edilmedik, düşman devletler eliyle sunulmuş saltanat da fena değildi yani.

1950 sonrası Menderes hükümeti devletin bütün kurumlarını ABD, İngiltere, Fransa,Almanya gibi ülkelere açmıştı. MİT mensuplarının bazılarının bu ülkelerin hepsinden maaş aldığı iddiaları bir devletin başına gelebilecek en gülünç işlerden biriydi.

Ne Nato'dan ne de, bize biçtikleri "cehalete mahkûm eden eğitim, sömürü, yağma temelinde siyasi idare düzeninden" kurtulma şansımız hiç yoktu.

Geniş bilgi için Sola Açılan Haçlı Seferi; Atatürk'e edilen intikam yeminleri tutulmuştur keykubat/adiyargic blogspot com arşivlerine bakınız.

Takdir sizindir.

Alaeddin Keykubat Yavuz