Blog başlığındaki "+40" UYARISINI GÖRDÜNÜZ MÜ?

Ey Türk Milleti!
Birinci vazifen seni İslamcılık ve Türkçülükle benliğinden koparan, Araplaştıran din, devlet, ticarette sana yer vermeyen, seni küçük dereceli askeri görevlere vererek ölüme süren, sana hocalık, başbuğluk eden hainlere giydirdiğin tacı geri almaktır. Bunu yapabilmen için seni uyandıracak her türlü bilgi ve belge mevcuttur. Ya özgürlüğünü kazan ya da öl. Kölelikle atalarının kemiklerini sızlatma. Arap Rumların ırkçı kinci ensest sapık dinlerinden çık. Kurtuluşun başlangıcı burasıdır. Aklen kurtulmadıkça saltanatın da olsa kölesindir unutma. Sen özgür birey olmadıkça kardeşliğin önemi yoktur. Devletin her yüksek kademesine göz dik yerini al. Tırsma. Çabala, savaş ve kazan! Birlikte yaşadığın kavimlerle kardeşlik o zaman daha güzel olacaktır. Alaeddin Yavuz

Tarih boyunca atalarımız günümüzdeki kadar, her türlü bilgiye ulaşabilecek böyle bir çağ yaşamadılar.

Bizler tümünden şanslıyız. Buna dayanarak, blog içerikleri binlerce yıldır doğru bilinenleri sorgulamaktadır.

Tedbir olarak yanınızda sağlık ekibi bulundurunuz veya çıkınız! +40 :))

İster bu bloğda, ister okulda, camide veya başka yerde hiçbir yazılanı, öğretileni “sorgulamadan, araştırmadan” doğru kabul etmeyiniz!

Blog yazılarının telif hakları-copyright © “adilyargic; adilyargicc; keykubat.blogspot.com ve keykubat.blogcu.com” rumuzlarıyla yazan Alaeddin Yavuz’a aittir.


Vatan-Millet davası,hiçbir kurum veya kuruluşa havale edilemez, milletçe sahiplenilmedikçe hiç bir dava milli değildir.
Davasına sahip çıkmayan halk da millet değil sürüdür. Adilyargıç/Keykubat.

Yazılarımı ırkçı, etnik,dini ayrımcı bulanlar, Atatürk'e yapılan 26 Kürt isyanı, 25 suikastın arkasında ve 30 yıldır, 50.000 insanımızın ölümünde Kürt Yezidiliği ardında saklanmış gayrimüslüm azınlıkların olmadığını ispatlasın.

Hala okumak istiyorsanız buyurunuz.

Saygılar, sevgiler!

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Ihanetlerın Son Perdesı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ihanetlerın Son Perdesı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2009 Cuma

ALMANCI IHANETLERININ SON PERDESI

BLOGUMA LÜTFEN YAŞI EN AZ KIRK'IN ALTINDA OLANLAR,SAĞLAM BİLGİSİ OLMAYANLAR GİRMESİN.YAZILARIM FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA BELLİ BİR SAYGI İÇİNDE YAZILMAKTADIR.HİÇBİR SİYASİ KURUM KURULUŞ ETKİSİNDE DEĞİLDİR.TAMAMEN KENDİ DÜŞÜNCELERİMDEN VE ARAŞTIRMA SONUÇLARINDAN OLUŞMAKTADIR.BU BLOG MÜSTEHCEN YAYIN İÇERMEZ, SİYASİ,DİNİ VE FELSEFİ KANATLER İÇERİKLİDİR.DİNİ YAZILARIMI DİN DEĞİŞTİRMEK ÜZERE OLANLARA,UZAYLI BAĞLANTILARINA TAKILANLARA,DİNSİZLERE ÖZELLİKLE TAVSİYE EDERİM,YALNIZ, GENÇLERE VE YABANCI HİÇ BİR İNANÇ HAKKINDA OKUYUP YAZMAMIŞ OLANLARA TAVSİYE ETMEM.OKURSALAR SORUMLULUK BENDEN GİTMİŞTİR.OKUYANI BİLGİLENDİRİCİ OLMAYAN YORUM YAZANLARIN YORUMU YAYINLANMAZ. UYARILARIMA RAĞMEN BEĞENMEYEN DE GİRDİĞİ GİBİ ÇIKSIN, MİLYONLARCA BLOG VAR. ONLARA GİDİN*
ALMANCI İHANETLERİNİN SON PERDESİ
İsmet paşa'nın istifası ve bütün görevlerinden
alındığını belirten 1937 tarihli yasa ve olayın
haberi için gazeteyi tıkla,büyüt.
11.Şubat 2009 günü kanal değiştirirken,Yol TV ‘yi tıkladım.25 Ocak 2009 günü AABF (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonunun toplantısının tekrarını yayınlıyormuş.Tanıdıklar arasında da Kamer Genç ile Musa Eroğlu’nu da görünce seyretmeye başladım.

Geniş düğün salonu benzeri bir salonda,dinleyicilerin masalarda oturup rahatça konuşmacıları görebileceği güzel bir yerdi.
Oturumu yönetenler de baş köşeye yüksekçe bir zemine dizilmişler,arkalarında da duvarı boydan boya kaplayan Siyah,Kırmızı,Sarı renkli kocaman bir Alman bayrağı,bitişiğinde de daha kocaman bir Hz.Ali portresi vardı.Toplantı Almanya olduğuna göre,böyle toplantılar için belki Almanya’nın yasal zorunluluğu vardır belki dedim.

İlk önce yetkili olduğu anlaşılan bir konuşmacı söz aldı ve kısa bir girişten sonra sözü Kamer Genç’e verdi.İlginçtir ki Kamer Genç olumsuz bir kelime dahi kullanmadı diyebilirim.Konuşmacı daha sonra, kendisinden övgüyle bahsettiği ,harekete desteklerini istedikleri ,etkili olduğu anlaşılan gene Anadolu’dan bir şahsiyete söz verdi.

O da birkaç açılış sözcüğünden sonra,kendisine söz veren kişinin kendisini telefonla arayarak desteğinin istediğini,bu nazik isteği geri çevirmediğini anlattı ve şunu ekledi;
“Avrupa Birliği’nin desteği ve yardımları ile Türkiye’deki haklarımızı almak için mücadelemize devam edeceğiz.”
İsmet Paşa-Churchill-Adana-Yenice Görüşmesi.
Ülke burada pazarlandı.
Bu günün olayları o zaman planlandı.
Devletle bir sorunları varmış,bu sorunlarını da Avrupa Birliğinin destekleri ile çözeceklermiş.

Sonra,federasyonun bir avukatı olduğu anlaşılan bir genç söz aldı.O da şöyle bir söz sarf etti;
“Biz kimden yardım istiyoruz,bizi bir kaşık suda boğacak olan Sünni iktidardan,Sünnilerden yardım istiyoruz.Onlar da bunu vermeyeceklerine göre,biz de hakkımız alacağız.”
Bu sözden de iplerin koptuğu anlamını çıkardım.

Sonra söz sırası ünlü halk ozanı Musa Eroğlu aldı.O da ,esprili,şirin bir yüz ifadesi ile ilgimi çeken bir ifade kullandı.
“Tabii ki siz,Türkiye’deki Alevilerin 1960’lardan beri verilen mücadele sonunda nereye geldiğini bilmiyorsunuz.(Kurnazca bir gülümsemenin ardından) Onlara buradan desteklerinizi eksik etmeyiniz.Sen-ben ayrımı yapmadan bütün Aleviler birleşmelidir....”

Türkiye’de Alevi toplumu dendiği zaman zaten önce Dersimliler akla gelir.Kamer Genç’in de orada bulunması boşuna değildi elbette.

Şimdi,olaya bakalım;

1-Bu vatandaşlarımız,AB’nin desteği ile devletten haklarını alacaklarmış.

2-Türkiye’de 1939’dan beri İsmet İnönü’nün çabaları ile devlet dairelerini,kurumlarını ,batı Anadolu’nun bütün şehirlerini işgal ettikleri yetmiyormuş gibi daha başka haklar alacaklarmış.
İnternet medyasından o toplantı ile toplayabildiğim bazı çıkarımları okuyunuz;
25 Ocak 2009 Pazar günü Frankfurt’ta yapılan YOL Tv Yayın Kurulu Başkanı Necdet Saraç'ın yönettiği ’Günümüzde Alevilik ve Alevi Açılımı sempozyumuna şu kişiler katılmıştı:
Ahmet Aydemir (ACF İlk Kurucu Başkanı), Ali Balkız (ABF Genel Başkanı), Ali Rıza Gülçiçek (AABF Eski Genel Başkanı ve eski milletvekili), Cafer Kaplan (AABF İnanç Kurulu Başkanı), Derviş Tur (AABF eski Genel Başkanı), Hasan Öğütçü (AABF), Hürrem Ulusoy (Hacı Bektaç Veli Dergahı Temsilcisi), Kamer Genç (Tunceli Milletvekili), Musa Eroğlu (Sanatçı), Mustafa Timisi (TBP Eski Genel Başkanı ve eski milletvekili), Seydi Koparan (AABF YK Üyesi), Turgut Öker (AABK Genel Başkanı).
Alevilerin talepleri;
* Anadolu’da yaşayan milyonlarca Alevinin İnsan Hakları ve Demokratik Haklar çerçevesinde insan onuruna yakışır, özgürce yasal varlıklarının tanınması,
* Alevi İnancının yaşatılması için gereken Cem evlerinin ibadethane olarak tanınması ve Alevilerin Cem evlerine kavuşturulması,
* Zorunlu din derslerinin laik eğitim sistemi çerçevesinde ele alınması,
* Ülke takviminde Alevi inancına yer verilmesi;
* Diyanetin laik demokratik sisteme göre yeniden ele alınması
* Alevilerin kutsal mekânlarının kendilerine devir edilmesi ve korunması
* Alevi inancına önderlik edecek kişilerin üniversitede eğitim olanaklarına kavuşturulması
Buraya kadar pek bir şey yok.Her şey olağan.

Bu gün,yani 12.02.2009 günü saat16.00 sıralarında yine bu kanalı biraz izledim.Çorum Hitit kalıntıları ile ilgili bir program vardı.İlgimi çektiği için seyrettim.

Çok,sıcak,içten açık bir anlatım ile,Hitit inanç sisteminin,Alevi-Bektaşi inanç sisteminin temeli olduğu örneklerle anlatılıyor,Hitit resimlerinin altına Hacı Bektaş-ı Veli’nin deyişleri yazılıyor,Alevi dedelerinin giydikleri kıyafetlere kadar Hitit kabartma resimleri arasında ortak bağlar bulunup gösteriliyordu.
Sonra,Hititler,çöktü ve ardından Urartu kalıntılarının bu kültürle benzerlikleri,yani Ermeni tarihinin de Hitit-Bektaşi kültürü başladı.Hitit ve Urartu kabartmalarında saz çalan ruhbanların resimleri öne çıkarılarak bağlamanın bir “Türk Kültürü “ değil,Hitit-Ermeni kültürü olduğu da vurgulandı.
Yani,mitolojik efsaneler,arkeolojik bulgularla eşleştirilerek,kurgulanıyor,gerçek olmayan iddialara vücut kazandırılıyordu.
Yani,abuk sabuk saçmalıklarla,tarih ve inançlar çarpıtılarak yeni bir Milletin temelleri atılıyordu.

Almanların da dil ve kültür yapıları zaten Hitit kökenli kabul edildiğine göre,ortaya şöyle bir sonuç çıkıyordu.

Bizim Alevi vatandaşlarımız “Türk olmadıklarını,Almanların Anadolu’daki kalıntıları olduklarını,yani Alman olduklarını söylemeye çalışıyorlardı.

İkide bir bazı televizyon kanallarının,Kars civarına II.Dünya Savaşı sırasında yerleşmiş bir Alman ailesinin de buralara “yerleşme sebepleri” de bu konuya mı dayanıyordu acaba?

Yani,Almanya buraları Alevilerin kökenlerine ve yerleştirdiği bu ailelerin artı,AKP’nin çıkardığı Yabancılara Mülk Satışlarını düzenleyen yasa ile özellikle bu bölgelerden mülk almış Alman-İngiliz ailelerle bir azınlık oluşturduktan sonra topraklarımızı bizden isteyecek,bizi azınlık durumuna mı düşürecekti?

İngiltere'de hakim olan Briton’ların da Alman kökenli olduğunu,İngiliz dilinin temelinin de Alman dili olduğunu da unutmayalım.

Doğu Roma İmparatoru büyük Konstantin’in Hıristiyanlığı resmi din ilan edip,İ.S.325’de İznik Konsülünde dört İncil’i tespit ettikten sonra,kendilerinden 100 yıl önce Hıristiyan olmuş Ermenileri aslen Yunan kökenli olmadıkları için “Sapık” ilan ettirmiş ve dinden de aforoz ettirmişti.
Bu bahane ile onları korkunç soykırımlara tabii tuttuğunu Joseph Campbell’in Tanrının Maskeler, Batı Mitolojisi kitabında yazdığını,bu konuyu da “Osmanlı,Emperyalizm,Ermeni ve Özür” başlıklı yazımda kullanmıştım.

Bu yazıda,Hıristiyanlığı kabul etmiş görünen ama,eski,kurban sunularını ve inançlarını,”çalgılı eğlenceler” düzenleyerek gizlemeye çalışan “ilkel inançlarını sürdüren kavimler” olduğunu da bu yazıda yazarken,”Bunlar bizim Alevileri andırıyor” diye de parantez içinde not düşmüştüm.

16.yy.’da Yavuz Sultan Selim döneminde de Sünni İslam’ı kabul etmeyen Alevilerin de ibadetleri yasaklandıktan sonra,eski inançlarını “eğlence yapıyoruz” mazereti altına saklayan Alevi vatandaşlarımızın, zaptiyeler gelince bina içindeki mumları söndürmeleri yüzünden,ibadetlerinin “Mum Söndü Eğlencesi” adı ile Sünnilerce anılması da aynı olayın tekrarından başka nedir ki?
Tam da, “Amerikancı AKP iktidarından bıkıp da demokratik bir partiye oy vererek ülkeyi bir düzene sokalım” dediğimiz anda benim bu programı seyretmem ,bu konudaki kendi iştahımı tamamen kaçırmıştır.
Nasıl iştahım kaçmasın ki?

Demokrasi,hak,hukuk,adalet,kamil insan” gibi kavramlarla toplum içinde yer eden,benim gibi demokrat insanların da saygısını kazanmış bu vatandaşlarımızın yoğun bulunduğu CHP ve diğer Sol Partilere oy vermeyi düşünürken,meğer,ülkeyi asıl “satanların” ekmeklerine yağ sürecekmişiz de haberimiz olmayacakmış.

Bu yüzden bu memleket,Atatürk zamanını Kürt isyanları ile,sonrasını da ,devletin içine bu emperyalist işbirlikçilerinin doldurulması,yapılan her hizmetin temeline dinamit konulması,her gün,askerinin,polisinin kurşuna tutulması ile geçirdi.

Vah Türk Milleti vah!!!!
Vah ki ne vahhh!!!

Bitlisli Ermeni İsmet İnönü ile “Alevi Kürt “ kimliğini kullanan Tuncelililer ile “Şeriat Kürdistanı” kurmak için yola çıkan,İngiliz Sevenler Derneği ve Kürt Teali Derneği kurucusu Said-i Kürdi (Nursi) ortak çıkardıkları isyanlarla ve işbirlikleri sonucunda Türk Milletinin başı Mustafa Kemal’i harcadıktan sonra Kürt isyanları duruvermişti.

Neden?

Devlet ellerine geçmişti de ondan.

Şimdi ne olacak?

Şimdi,Türk ve Sünni Müslümanlar bu topraklardan kazınacak ve yerine Kutsal Haç-Bereket Hilali Devleti” kurulacak.

Yaza geldiğim olasılıklar CHP-SP koalisyonu ile bitirilecek mi acaba?

Hani,sosyalistlik,hani komünistlik,hani,demokratlık?

Nerede o terör örgütünü meclise soktuğu için siyasetten silinen“Aslan Demokratlık”?

CHP’nin adayları değil mi onlar?
Hani,siz,devrimciydiniz de ülkeye sosyalizm gelsin diye mücadele veriyordunuz?
Hani,siz ülke halklarının kardeşliğini savunuyordunuz?
Kemal Kılıçdaroğlu bile Tuncelililerin ve terör olaylarının en yoğun olduğu Kağıthanede ev tutuyor.

Yani ortada "DEMOKRASİ MÜCADELESİ" yoktur.

Hilal-Haç Savaşı mı sürmektedir.

Hitit+Ermeni+Alman olduğuna inandırılmış dönmeler Alevi,demokrasi ve Atatürk maskeleri ile HAÇ'ın askerleri mi olmuşlardır?
Arkanızda Almanya,Avrupa ve ABD ile “Alevilerin haklarının mücadelesini” yürütme kararınız da ne oluyor?
Yoksa,geçmişteki bütün solcu söylem ve icraatlarınızın arkasında,Hicaz Araplarının Hz.İsmail’den Yahudi olduklarını kanıtlamaya çalışmaları gibi siz de Hitit-Ermeni bağlamından,kesinliği henüz belirlenmemiş arkeolojik verilerin ardına düşerek “Semitik-Sami Soyu” olduğunuzu ispat derdine mi düştünüz?
Geçmişte yaşanan onca,işçi-öğrenci ve kitle hareketlerinin,idamların ardında bu devleti batıya yamama çabanızdan başka bir şey yok muydu?
Bunca yaşananlar,bu ülke halkını ABD-AB koalisyonu olan batıya satma çabalarından mı ibaretti?
Emperyalizm karşıtı söylemleriniz,Atatürkçü,laiklik savunuculuğunuz aslında bu kirli kimliğinizi saklamak için kullandığınız birer maske miydi?
Sizlerin insan kılığında yaşayan bir varlık olmanız dışında ,asırlardır aralarında yaşadığınız,sizleri Yunanlı Bizans soykırımlarından kurtaran,bu yüzden dilini ve inancını kendi isteğiniz ile kabul ettiğiniz,asırlardır ekmeğini yediğiniz bu yüce Türk Milletine hiçbir sadakatiniz yok mu?
Sizin insan olduğunuzu gösterecek doğru,içten hiçbir kişiliğiniz yok mu?
Demek,işçi hakları,öğrenci hareketleri,üniversite-basın özgürlükleri,sosyalizm,komünizm,laiklik, Atatürkçülük ve diğer insan kulağına hoş gelen her türlü söylemleriniz ve davalarınız,sizin davalarınız değildi.
Onları,200 yıldır işbirliğinde bulunduğunuz batılı dostlarınız önermişti,siz de yaptınız.

Hiç birine de inanmadınız.Sadece,sizi insan yerine koyup arasında barındırıp besleyen Türk milletini bölmek,parçalamak,yıkmak ve satmak için bu maskeleri giydiniz.
Sizler nasıl bir yaratık olduğunuza kendiniz karar veriniz.
Ey Türk milleti,eğer varsan, yaşıyorsan bu ihanetleri gör ve her hoş laf edeni dost sanma.
Latife’ latif gerektir,yani,güzel insana güzel insan gerektir ki dostluk,kardeşlik yürüsün.
Yüzünde sayısız maske ile dolaşan insan kılıklı şeytanın uşaklarından uzak durmak için onları tanıyınız.
İşte sahte solcu,işte sahte demokrat,sahte komünist,işte sahte Atatürkçü,ki memleketlerinde Atatürk heykeli 24 saat Polis korumasındadır.
Atatürk’ün mirasını yemek için,kapatılmış partisini yeniden kuranlar da bunlardır.
İsmet paşa ile Tâç giydirdiğimiz hainler bunlardır işte.
Tacınızı bunlardan geri alınız...............!!!
Bazı tarihi bilgileri,vakti olan okusun,

İşte size Cumhuriyet döneminde çıkarılmış Kürt İsyanları Listesi;

Nasturi İsyanı: 1924 yılında Hakkari’de
(Bu siyandan sonra Celal Bayar'ın başbakan olduğu dönem)

Raçkotan ve Raman İsyanı: 1925 yılında Siirt, Sason ve Silvan’da

Şemdinli İsyanı: 1925 yılında Hakkari’de

Sason İsyanı: 1925 yılında Siirt’te

Şeyh Sait İsyanı: 1925 yılında Diyarbakır, Kulp, Varto, Bingöl ve Çapakçur’da
(Bu dönemde İsmet paşa isyanları bastırması için gene başbakan olur.)

Beytüşşebap İsyanı: 1926 yılında Hakkari’de

Koçuşağı İsyanı: 1926 yılında Ovacık ve Hozat’ta

Mutki İsyanı: 1927 yılında Bitlis’te

Bicar İsyanı: 1927 yılında Hani, Lice ve Kulp’ta

Zeylan İsyanı: 1930 yılında Tendürek, Muratbaşı ve Erciş’te

Ağrı İsyanları:
Ağrı İsyanı: Mayıs 1926 yılında
Ağrı İsyanı: Eylül 1927 yılında
Ağrı İsyanı: Eylül 1930 yılında

Tunceli İsyanları:
Tunceli İsyanı: Mart-Ekim 1937 yılında
Tunceli İsyanı: Haziran-Ağustos 1938 yılında çıkmıştır.

Bütün bu isyanlarda isyan çıkaran Kürtlerin silahlı gücü 150 kişiden 5000 kişiye kadar değişmiştir. Şeyh Sait’te 5000 silahlı, Tunceli’de 3000 silahlı, Ağrı’da 800-1500 silahlı isyancının olduğu tahmin edilmektedir.

İsyanların bastırılması Tunceli’de yedi ay, Şeyh Sait’te 4,5 ay sürmüş, diğerleri de iki gün ile azami bir ay içerisinde bitirilmiştir.

Yukarıdaki Kürt İsyanlarının tümü ya İsmet Paşa Başbakanlıktan alındıktan sonra ya da alınması söz konusu olduğu zamanlarda çıkmıştır.Sonunda,Atatürk onu Apo gibi Büyükada’ya kapatır ya,İsmet büyük devletlerle pazarlığı çoktan yapmış,Atatürk’ün defterini dürdürmüştür.

Atatürk,yanlış teşhis,yanlış tedavi uygulaması ile ilaçlanır,öldürülür,bir yıl sonra Fahrettin ALTAY ile yapılan bir darbe sonucu İsmet paşa devletin ve Atatürk’ün mirasının başına çökecektir.

İngilizlerle Kürdistan kurma işini en erken 80 yıl sonrasına “Kürtlerin Türkler arasında ehlileştirilmesi” gerekçesi ile ertelemiştir.

İşte o gerekçe,12. Eylül 1980 rejimi ile yürürlüğe girmiş,Apo ve örgütü devlet eli ile “Kürtçülük+Büyük Ermenistan” projesini uygulamaya başlamışlardır.
Büyütmek için resmi tıklaTerör örgütünün Kürtleri çoluk çocuk kıyma sebebi işte bu “dönme Ermenilerin,Hamidiye Alaylarının öcü” olarak düşünülmelidir.

Kimse bu işte Türkleri suçlamasın.Çünkü,devlet içinde,sinsi projelerin,pazarlıkların olduğu ortada Türk yoktur.
Satış,baştan,kurucularca yapılmış ve yıllar içinde örgütlenmiştir.Görevi "emri tartışmak değil yerine getirmek" olan asker ve 12. Eylül sonrası Polisler,suçlu olsalar da suçları emri yerine getirmek olan Türk komutanlarından eratına,Valisinden Polis Memuruna kadar memurların büyük çoğunluğu halen bu olayın bilincine bile varmış değillerdir.
Kasıtlı önlem almayan,sonuçlarının buraya varacağını görerek bir şey yapmayan idareciler, siyasiler, büyükler,yani yeni yapılanmaları hazırlayanlar ise kesin yargılanmalıdır.

Küçük memur olanlar,onlar,olayı,olay mağdurları kadar değerlendirebilecek kadar insanlardı.

Atatürk sonrası bu devleti zaten Ermeni İsmet 1973’e kadar bir dikta ile yönetti.Gerisini de onun kurduğu Amerikan-İngiliz+Rus yanlısı yapılanma sürdürdü.

Saf,gariban Kürt halkı da bu dümene ikna etmek için de Sünni Kürtlere Said-i Kürdi,Cumhuriyeti kurduğu için Atatürk’ü “din düşmanı”,Dersimlilere de isyanlarda sizin için “”soykırım emri verdi diye “Atatürk Düşmanlığı” aşılayan İsmet paşa iktidarı,Türklere de “Aman,bu olayları tarih derslerine yazarsak,Kürtlerle Kızılbaşlar gene isyan eder bahanesi ile gaz vererek bu olayı unutturdular.
Bu olayları kendileri,Cem evlerinde,Nur evlerindeki her toplantılarında Atatürk’ün resimlerini kırarak,küfürler ederek nesillerine aktardılar.
Devleti Amerika ve Avrupa’ya satma işlerini ,işbirliklerini maskelemek için de Atatürk’ün adının arkasına saklanarak yutturdular.
Ülkemizin 80 yıldır bir adım ileri gitmemesinin,Sünni halkın devlet dairelerinde aşağılanıp,memuriyetlerden uzak tutulmasının,yurdunun Kürt işgallerine açılmasının,her türlü siyasi ve askeri darbe olayları ile gelen değişiklerden daima batının kazançlı çıkmasının başka bir açıklaması olan varsa açıklasın.
Bu dümeni de bu günlere kadar kimse aymadı ki zaten.

Amerika,bunları iptal edip yerine Nurcuları geçirmeye kalkmasaydı kimsenin de haberi olmayacaktı zaten.

Şimdi Almancı dönme Ermeni+Kürt İHANETLERİ OYUNUN” son perdesi oynanmaktadır.

Türkiye'nin bölünmesinden,yeni projelere teslim edilmesinden,akacak kanlardan ASLAN PAYINI KİM ALACAK?

Oyunuzu ona göre kullanın!!!

Keykubat
BİTLİS MAKASININ İHANET BIÇAKLARI;

Günümüzün "KALPAKLI ATATÜRKÇÜSÜ" Yalçın KÜÇÜK (=Ermenice Bogos,Yunanca Paulous İngilizce Pavlus demektir.Hz.İsa'nın Hıristiyanlık inancını Anadolu'da ilk yayan havri Aziz Pavlus'a atfen dönme Ermeni ve Rumların kullandığı bir soy addır.)
Bu video da Bitlis'li dönme Ermeni İsmet İnönü'nün Alevi maskeli dönme Ermeni kanadının ihanetini göstermektedir.


Bu video,ihanetin İngiliz düzenlemesi Kürt Vehhabiliği olan "Bitlis'li dönme Ermeni Said-i Nursi'nin "NURCU" kanadının ABD-AB bağlılığının kanıtıdır.


Bu video,ihanetin İngiliz düzenlemesi Kürt Vehhabiliği olan "Bitlis'li dönme Ermeni Said-i Nursi'nin "NURCU" kanadının ABD-AB bağlılığının kanıtıdır.
İşte,bu vatandaşlarımızın diğer marifetleri de linkleri ile aşağıda;
Hrant Dink için Viyana’da uğurlama toplantısı
http://www.alevi.com/etkinlik+M5d2d6c0ac0b.html
DTP'den Tunceli'nin Dersim olması için kanun teklifi
DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, Tunceli'nin adının "Dersim" olarak değiştirilmesi için Meclis Başkanlığı'na yasa teklifi vereceklerini açıkladı.
http://haber.sol.org.tr/devlet_ve_siyaset/9990.html
Ergenekon'da Flaş Gelişme
http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=207330
Org. Karadayı, Murat Karayalçın'ın Encümen-i Daniş üyesi olduğunu söylüyor.http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=207303
AB Herkesi Birleştirecek"
12 Şubat 2009 16:18

Başmüzakereci Bağış: "AB, Türkiye'de iktidarı-muhalefeti, askeri sivili birleştirecek bir proje"

Ektir;

İŞTE AKP DEVLETİ YIKIYOR!

AKP kongresinde Barzani'ye AKP'lilerin attığı sloganlar!
01 Ekim 2012'de AKP "Türkiye'ye bir Kürt kedisi bile vermem!" diyen, terörö örgütü ve deden Vatikan-Rusya Avrupa kölesi olan Yahudi Kürdü Molla Mele Ahmet Barzani'nin torunu olan Mesut Barzani'ye "Türkiye seninle gurur duyuyor!" sloganlarının atıldığı sadece RE.T.E'nin konuşup tek aday olduğu bir kongre yaptı ve yeni dünya düzenine göre ülkeyi yeniden şekillendirecek yani bölecek "Bütünşehir" kavramını ortaya attı. Hedeflenen Başkanlık sisteminin ön aşamalarından birisi olan bu proje ile AKP amirleri ABD-AB emirleriyle aynen şöyle bölmüştür;

Haberin linki tıkla;
İşte, Osman Pamukoğlu paşadan Barzani tanımı;